GÜNGÖR YAVUZASLAN BARTIN’DA: BARTIN’DA BİR İLK! ESKİ BARTIN EVLERİ VE GÖRSELLERİ SANATLA YAŞATILIYOR
Şehirlerin bir ruhu, sokakların bir hafızası vardır. Karadeniz’in incisi Bartın, ahşap işlemeciliğinin zirvesi olan o tarihi evleriyle, cumbalı sokaklarıyla asırlardır bu hafızayı dimdik ayakta tutuyor. Bir şehri şehir yapan sadece binalarının yüksekliği veya asfaltının kalitesi değil; o şehrin sokaklarına sinmiş yaşanmışlıkları, kültürel hafızası ve o hafızayı geleceğe taşıyan sanatçılarıdır.

Buram buram Anadolu kokan topraklarda, bu sefer memleketim Bartın’dayım. Bir bayram arifesinde, sokaklardaki o tatlı telaşa, sıla hasretinin dindiği anlara kısa bir mola verip, şehrin gürültüsünden sıyrıldık. Adeta zamanın durduğu çok özel bir mekana, sanata ve emeğe adanmış bir atölyenin kapısını araladık. Karşımızda; elinin emeğini, gözünün nurunu bu şehrin kültürel mirasına vakfetmiş kıymetli bir isim, El Sanatları Usta Öğreticisi Nezahat Tuncel hocamız var.
Ege’nin Tecrübesi Karadeniz’in İncisiyle Buluştu
Aslen Aydın doğumlu olan Nezahat hocamız, yıllarca Türk el sanatlarının kalbi ve en prestijli eğitim yuvalarından biri sayılan İzmir Olgunlaşma Enstitüsü’nde o köklü geleneğimizin bayraktarlığını yapmış, usta öğretici olarak yüzlerce eser ve öğrenci yetiştirmiş. Ardından, eşinin iş durumu vesilesiyle kader onları Karadeniz’in incisi Bartın’a sürüklemiş.

İyi ki de sürüklemiş! Ne mutlu bize ki, hocamızın bu bilgi birikimi ve tecrübesi, bugün Bartın’ın o unutulmaya yüz tutmuş tarihi dokusunu bambaşka bir sanat dalıyla küllerinden yeniden doğurarak Bartın için sanatsal bir milat olmuş.
Hocamız Nezahat Tuncel’in Bu Çalışmasını “Bartın’da Bir İlk” Diyerek Haber Yapalım
Biz de bu muazzam emeği görünce, “Hocamız NezahatTuncel’in bu benzersiz çalışmasını Bartın’da bir ilk diyerek haber yapalım, tüm Türkiye’ye duyuralım” dedik ve memleketin bu kültürel şahlanışını kayda geçirmek istedik. Çünkü burada atılan adımlar, sadece bir el sanatları faaliyeti değil; modern zamanın hızına karşı, geçmişin zarafetini savunan bir kültürel direniştir.
Nezahat hocamızın burada hayata geçirdiği atölye, tam anlamıyla Bartın’da bir ilk olma özelliği taşıyor. Peki, bu atölyenin kapılarının ardında o büyük mucize nasıl gerçekleşiyor? Geleneksel Osmanlı dönemi ince kâğıt oymacılığı olan “Kat-ı” sanatının günümüzdeki üç boyutlu yansıması olan Kâğıt Rölyef sanatıyla…

Unutulmaya yüz tutmuş geleneksel Kat-ı sanatı, kâğıdın veya derinin ince ince oyularak başka bir zemine nakşedildiği, tarifsiz bir sabır ve zarafet işidir. Özel baskılı kâğıtlar, keski ucuyla, sabırla ve ince bir cerrah titizliğiyle, katman katmanişlenerek üç boyutlu devasa bir el emeğine dönüşüyor. Tuncel’in liderliğinde eğitim alan kursiyerlerin kâğıda bir nakış gibi işlediği eserler, şehirde eşsiz bir kültürel uyanış başlatmış durumda. Ancak hocamızın da altını özenle çizdiği gibi; bu sanat kâğıtları sadece basitçe üst üste koyup kalınlaştırmak değil, yapının orijinal dokusunu, derinliğini ve o tarihi ruhunu birebir yansıtacak şekilde şekillendirerek inşa etmektir.
Mottomuz: “Eski Bartın Evleri ve Bartın Görselleri Sanatla Yaşatılıyor”
Atölyenin asıl çarpıcı misyonu ve mottomuz ise bu eşsiz emeğin memlekete dokunan yüzü: Eski Bartın evleri ve Bartın görselleri sanatla yaşatılıyor! Sergilenen eserlerde sıradan motifler yok; bu şehrin taşı, toprağı, ahşabı var. Bizler bugüne kadar o ahşap çatkılı, kayrak taşlı, yorgun tarihi Bartın evlerini, Arnavut kaldırımlı dar sokakları ya sararmış siyah beyaz fotoğraflarda hüzünle seyrettik ya da kıymetli Ahmet ustamızın ellerinden çıkan o muazzam ahşap maketlerle sevdik. Ahmet usta ahşaba nasıl ruh üflüyorsa, Nezahathocamız da bu kültürel mirasa kâğıtla yepyeni bir boyut kazandırıyor.
Ahşap maketlerin yaşattığı o tarihi ruh, şimdi sanatın tamamen farklı ve büyüleyici bir boyutuyla, o siyah beyaz fotoğraflardan fırlayıp üç boyutlu kâğıt rölyefler olarak adeta o atölyede yeniden nefes alıyor. Yalıboyu’nun o nostaljikmanzaraları ve şehrin görsel hafızası, hocamızın ve öğrencilerinin parmak uçlarından süzülen bu emekle yeniden inşa ediliyor. Sokak aralarındaki o nostaljik Bartın görselleri, milimetrik kesiklerle Bartın’ın o ahşap kokulu sokaklarını kâğıdın kalbine mühürlüyor.
Geleceğimize Işık Tutan En Büyük Değerimiz: Sanat
Bir toplumu ayakta tutan, köklerini sağlamlaştıran ve onu yarına bağlayan en güçlü çelik halat sanattır. Kültürel hafızasına sanatla sahip çıkan Bartın, bu benzersiz atölye ve sergiyle hem tarihine bir vefa borcunu ödüyor hem de Anadolu’nun kültürel şahlanışına yepyeni bir pencere açıyor. Şehrin sadece dününe yakılmış bir ağıt değil, yarınına bırakılmış çok büyük bir mirastır bu.
Unutmayalım ki; geleceğimize ışık tutan en büyük değerimiz sanatımızdır. Bu şehre yolu düşenlerin, memleketin kültürel hafızasını, ruhunu ve dokusunu iliklerine kadar hissetmek isteyenlerin ve en önemlisi yeni nesillerin mutlaka bu sanat atölyesini ziyaret etmesi gerekiyor. Gidip o kâğıdın nasıl bir tarihi anıta dönüştüğünü kendi gözleriyle görmeliler.
Eline, emeğine ve o bitmek bilmeyen eşsiz sabrına sağlık Nezahat Hocam… Bartın, geçmişine sanatla sahip çıkan ustalarının ellerinde bir başka güzel!




